KLİNİK İNTEGRATİF İNFLAMALOJİ (1) KATILIMCI HEKİMLERİN YORUMLARI

“1988 yılında çok isteyerek tercih ettiğim tıp fakültesine girdim. 1994 yılında ise derece ile doktor olarak çıktım. Çıktım ama 6 sene önceki sağlığım yerinde değil idi. Reflü, kronik gastrit, kronik farenjit, polikistik over sendromu da olmuştum. Tabi o zamanın aklıyla teşhislerim doğrultusunda 12 sene kadar ilaç içtim. Fakat bu süre zarfında hastalıklarım iyileşmiyor hatta yanına yeni teşhisler de ekleniyordu. Kronik kabızlık, fibrokistik meme, hipotroidi ve safra taşı. Bir şeylerin yolunda gitmediği ortadaydı.

Birgün bir radyo programında duyduğum bir anonsla detoks kavramıyla tanıştım. O günden sonra belli aralıklarla kendime detoks uygulamaya başladım. Ve işin içine bitkiler ve doğru beslenme de girdi. Sonra hacamat ve sülük gibi farklı tedavilerin eğitimlerini aldım ve hastalardan iyi sonuçlar almaya başladım. Halbuki ben bir hekimdim ve bunların hiçbiri bana tıp fakültesinde anlatılmamıştı. Uzun süre kendi uğraşlarım sonucu çok şükür hastalıklarımı ilaçsız olarak kontrol altına aldım. Artık hiç bir ilaç kullanmıyordum. Ama tam iyileşme yolculuğunda daha atılacak adımlar vardı.

Tabi ki bir hekim olarak bu bilgilerimin bilimsel bir dayanağı olsun istiyordum ve kendimi bu konuda geliştirmek istiyordum. Batı tıbbı dışındaki farklı tıp ekolleri bir derya, farklı tıp sistemleri, farklı terapiler. Yaptığım araştırmalar sonucunda bu alanda üniversitelerin fitoterapi kursları ile karşılaştım. Bu kadar komplike vakaların sadece bitki tedavisi ile çözülmeyeceğini biliyordum. Bunun dışında, ozonterapi, nöralterapi, proloterapi gibi farklı tedavi yöntemlerinin eğitimleri de vardı. Açıkçası nasıl ve nereden başlayacağımı bilmiyordum.

Hasbelkader bir hekim arkadaşım vesile oldu. Kendi ciddi hastalıklara sahipti ve batı tıbbının değişik tedavileri onu çözemiyordu. O da arayış içindeyken Cemil Sülemi Beyle tanışıyor ve kendisinde tüm ilaçlarını derece derece bırakıp tedavi olmuştu. Bütüncül bir sistem içinde tedavi olduğunu öğrendim. Hikayesi dikkatimi çekti ve ben de Cemil Sülemi Beyle tanıştım. İlk görüşmemizde ikna oldum ve 6 hekim arkadaşımla birlikte kendisinden eğitim almaya başladık.

Ben terapi odaklı bir eğitim beklerken, eğitimde ilk önce paradigmamızın değişmesi gerektiğini anladım. Yıllardır eğitimini aldığım, derece ile mezun olduğum ve kronik hastalıklarda tedavi edici sonuç alamadığım batı tıbbının belirtisel yaklaşımlı paradigmasının yanlış olduğunu ben de biliyordum. Dolayısıyla nedensel tedavileri öğrenmeyi çabalıyordum. Ama çin tıbbı veya ayurveda gibi takip ettiğim belli bir sistem yoktu.

Bio-Dostu İntegratif Tıp yepyeni bir paradigma. Birçok eski tıp sistemlerinin ve yeni integratif yaklaşımların Nebevi Tıp ışığında ve modern bilimin dili ile sentezlenerek oluşturulan şahane bir integratif temel. Bu temel ışığında kronik inflamatuar hastalıkların tüm bulmaca parçalarını tek tek öğrenip bütün resmi görme imkanım oldu. USR metodu ise farklı tedavilerin antipati ile değil regülatif bakış ile uygulanmasının bir arada toplanmış bir bütünü. Ancak bu bütün içinde benim favorim tartışmasız ESR terapisidir. Tüm regülasyon terapilerinin kaymağı diyebilirim.

ESR terapisi çok farklı tedavi yöntemlerini içeriyor ama ESR terapisi içinde en çok beğendiğim terapi Sülemi Yaklaşımı ile Sistemik Tıbbi Hicame terapisidir. Ben daha önce hacamat adı altında kurs almıştım ve uygulama da yapıyordum. Ancak bu eğitim ile birlikte aslında bu tedavi yönteminin gerçek isminin hicame olduğunu, doğru ve bilimsel uygulamasını ve mekanizmalarını öğrendim. Bilimsel uygulamasından sonra da en heyecanlı yönü bunu Sülemi yaklaşımı ile sistemik bir şekilde uygulama yöntemi idi.

Bununla da sınırlı kalmayıp bu uygulama ile farklı tedavi yöntemlerini sentezleyip maksimum faydayı ve şaşırtıcı akut iyileşmeleri nasıl yakalıyabileceğimi hem öğrendim hem de pratik modülde annemi örnek vaka olarak getirerek yaşadım.

Kısaca söyleyeyim. Öğrendiklerim tıp fakültesinde öğrendiklerime ezber bozduruyordu. Her ders heyecanlı geçiyor, her modülde gelecek modül için sabırsızlanıyordum. Eğitim içeriği yepyeni ve çok yoğun. Her modül sonrası bilgileri hazmetmek için vakit gerekiyor. Ayrıca Cemil hocam eğitim aralarında sorularımızı desteksiz bırakmıyor.

Bu süreç içinde kendimi (benlik olmasın) diğer hekimlerden çok daha farklı ve ayrıcalıklı hissediyorum. Sağolsun Cemil bey bize GERÇEK TIBBIN (batı tıbbı ile alakası bile yok) GERÇEK HEKİMLERİ olabilme yolunu açtı. Kendisine çok teşekkür ediyorum. Rabbime de bu ilmi bana nasip ettiği içinde hamdediyorum.”
Dr. Candan Uslu, Aile Hekimi | Gerçek Tıp Hekimi, İstanbul/Türkiye

KONU İLE İLGİLİ MAKALELER: