CIVA VE KANDİDA’NIN VÜCUTTAKİ ROMANTİK DANSI

Uzmanlar Ne Der?

“Kandida tedavisi üzerine uzmanlaşmış kimi hekimlerin klinik gözlemi, kronik Kandida problemi olan hastalarının %98’inde cıva zehirlenmesi olduğu şeklinde.”
Dr. John P. Trowbridge

“Diş dolgularındaki cıvadan çıkan buharın vücuttaki tahribatı pekçok koldan gerçekleşiyor ki bunlardan en hafifi, cıvaya doyamayan bakteri, maya ve mantarları beslenmesi. Cıva, Kandida mantarlarının çoğalıp büyümesini sağlarken, bir yandan da cıvayı sarıp absorbe eden bu mantarlar vücudu bir yere kadar cıva zehirlenmesinden korumuş da oluyor. Ta ki doyup, tuttukları cıvayı yeniden, bu defa organik haliyle vücuda salana kadar. Cıvayla beslenen Kandida gitgide daha virülan hale geliyor ve sonunda bağırsak duvarını penetrasyonla geçerek hücreleri işgal etmeye başlıyor. Yerleştikleri hücrelerde kendilerini evlerindeymişçesine rahat hisseden bu fungal mikroorganizmalar kanser oluşumunun da temel karakteristiği olarak kabul ediliyor bugün.”
Dr. Mark Sircus

“Tuhaf ama Kandida orada hayatınızı kurtarıyor aslında. Metilcıvayı alıp daha az toksik (fakat hala toksik olan) formuna çeviriyor. Bakteriler ise bunu alıp yeniden metilcıva haline döndürüyor, sistem bu şekilde ileri-geri gidiyor sürekli. Ağızda amalgam dolgu varken Kandida vücuttan elimine edildiği takdirde cıvanın olumsuz etkisine karşı bu mantarların koruyucu etkisini kaybetmiş oluyorsunuz ve aslında eskiye göre sağlığınız da daha iyi hale gelmemiş oluyor. Karışık bir konu, fakat evet, cıva ve kandida arasında kesinlikle ilişki var.”
Diş hekimi Hal Huggins

CIVA GERÇEKLERİ

Son 500 yılda vücutlarımızda biriken toksik metal yükü 1000 kat arttı. Bunların başında da kurşun, kadmiyum, alüminyum ve cıva geliyor.

İnsan dokusunda depolanan cıvanın %90’dan fazlası amalgam diş dolgularından geliyor.

Sistemde cıvanın olması; bilinen diğer tüm ağır metallerin, zenobiyotiklerin (çevre kaynaklı toksinlerin) ve biyotoksinlerin (fungal toksinler ve virüslerin ürettiği toksinler gibi mikroorganizmalar), gıdalarda kullanılan koruyucuların, aspartam, gıda boyaları, flor vs gibi eksitotoksinlerin toksisitesini ve yaratacağı tahribatı arttırıyor.

Nörotoksinler herhangi bir hastalığın ortaya çıkmasını da ağırlaşmasını da sağlayabilir. Hissizleşme/uyuşma ve yanma hissi, bitkinlik, depresyon, insomnia ve hafıza kaybı kronik cıva zehirlenmesinin semptomları arasındadır.

Ağır metalin vücutta yoğunlaştığı yerde immün hücreleri kandan, oksijenden ve besleyicilerden mahrum kalarak görev yapamaz hale gelir. Bu alanlar ise havasız ortamda yaşayan (anaerobik) mikroplar, mantar ve virüsler için vahadır.

Kemikteki kalsiyum çekilip kemik erimesine doğru giderken, toksik metaller bu eksilen doğal minerallerin yerini alarak kemik dokusuna yerleşir.

Sistemdeki oksidatif stres miktarını belirleyen cıva iyonlarıdır. Cıva ortamdan çıkarıldığında oksidatif stres de normal seviyeye döner.

Yağ asidi kompleksi EPA’nın vücutta dönüşümünü sağlayacak enzim, cıva toksisitesinin yok ettiği ilk enzimdir. Kırmızı ve beyaz kan hücrelerimizin detoksifikasyon sürecinin vazgeçilmesi olan oksijen iletimi ve kan akımını düzgün yapabilmesi için gerekli hücre esnekliğini kendilerine sağlayan EPA ve DHA’dır oysa. Kandida oksijenli hücrede yaşayamaz.

Kaynak: Vitamingiller

HOLİSTİK DİŞ HEKİMLİĞİ İLE İLGİLİ MAKALELER:

h_holistikdishekimligi-nedir2

h_dis-otoimmun-iliskisi5

h_implant-tehlikeleri1-2

kanal-tedavisi-kulucka1.1

h_kavitasyonlar1-1

h_yorgunluk-dis-iliskisi2

Reklamlar