GÜNAHLAR KİŞİYE KENDİNİ UNUTTURUR !

Günahların bir cezası da, kula, kendisini unutturmasıdır. Kendini unutunca da, onu ihmal eder, bozup ifsâd eder ve mahvedip helâke sürükler.

Eğer şöyle sorulursa: Kul kendisini nasıl unutabilir ki?! Kendisini unutursa neyi hatırlar? Kendisini unutması ne anlama gelir?

İşte buna şöyle cevap verilir: Evet, kul kendisini son derecede büyük bir unutuşla unutur. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: “Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayınız! Asıl fasıklar işte onlardır” (Haşr: 19).

İşte onlar Yüce Rablerini unutunca, Allah da onları unutmuş ve kendilerine nefislerini unutturmuştur. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmuştur: “Allah’ı unuttular, O da onları unuttu” (Tevbe: 67).

İşte, Yüce Allah, onu unutanı şu iki şekilde cezalandırmıştır:

Birincisi: Yüce Allah, onu unutmuştur.

İkincisi: Yüce Allah, ona kendini unutturmuştur.

Yüce Allah’ın kulunu unutması, onu ihmal etmesi ve bırakıp terketmesidir. Bu durumda helâk, kişiye, elin ağıza yakınlığından daha yakındır.

Yüce Allah’ın kula kendini unutturması ise, ona yüksek fırsatları, mutluluğunun, kurtuluşunun,  kendisini islah etmenin ve yüksek mertebeye erişmenin sebep ve yollarını unutturmasıdır. İşte tüm bunları kendisine unutturur, aklına ve hatırına getirtmez ve isteğini bunlara yönlendirmez ki bunlara rağbet etsin. Zira, bunlar, onun aklının ucundan geçmez ki o yönde adım atsın ve onları tercih etsin.

Yüce Allah, ayrıca ona, nefislerinin ayıplarını, kusurlarını ve felaketlerini unutturur. Böylece onları ortadan kaldırmak aklına gelmez.

Ayrıca, ona nefsinin ve kalbinin hastalıklarını ve acılarını unutturur da onları tedavi etmek ve kendini fesâda ve helâka sürükleyecek bu hastalıkları ve illetleri ortadan kaldırmak onun aklına gelmez. Hastalığı aslında çok ağır ve ölümcüldür, ama o, bunun farkında değildir. Onu tedavi etmek aklının ucundan geçmez.

Bu genel ve özel cezaların en büyüklerindendir.

Kendi nefsini ihmal edip zayi eden, nefsinin gereksinimlerini, hastalığını,  ilacını ve mutluluğunun, kurtuluşunun, iyiliğinin ve ebedi nimetlerde daimi bir yaşamının sebep ve yollarını unutan kimsenin bu cezasından daha büyük ceza nedir ki ?

Yazan: İmam Şemsuddin İbn Kayyim El-Cevziyye (M.S. 1292-1349).
Kaynak: El-Cevabu’l-Kafi Limen Seele Ani’d-Devai’ş-Şafi, Marife Yayınları, Fas, 1. Baskı, 1997.
Tercüme Eden: Cemil A. Sülemi
Bio-Dostu İntegratif Tıp Uzmanı
Hekim | Danışman | Araştırmacı | Yazar
Not: Tercümemizde, kitabın türkçe tercümesi olan, Kalbin İlacı, Elif Yayınları, 6. Baskı, Eylül 2009 baskısı sayfa 129-130 tercümesi düzeltilerek istifade edilmiştir.

PSİKOTERAPİ İLE İLGİLİ MAKALELER:

h_big_gururtedavi_ibnhazm

Reklamlar