OTOİMMÜN HASTALIKLARDAN KURTULUŞ YOLUNDAKİ İLK TEMEL ADIM .. ALS tedavisi, ASTIM tedavisi, BEHÇET tedavisi, ALZHEIMER tedavisi, ÜRTİKER tedavisi, CROHN tedavisi, ÜLSERATİF KOLİT tedavisi, AKNE ROZASEA tedavisi, GULLIAN-BARRE tedavisi, SİSTEMİK LUPUS tedavisi, MULTİPL SKLEROZ tedavisi, MS tedavisi, HASHİMOTO TROİDİTİ tedavisi, ADDİSON tedavisi, FİBROMİYALJİ tedavisi, IGA NEFROPATİ tedavisi, VİTİLİGO tedavisi, OTİZM tedavisi, DERMATOMİYOZİT tedavisi, ANKİLOZAN SPONDİLİT tedavisi, HEMOLİTİK ANEMİ tedavisi, ÇÖLYAK tedavisi, REAKTİF ARTİRİT tedavisi, ALOPESİ AREATA tedavisi, TİP1 DİYABET tedavisi, EGZAMA tedavisi, SEDEF tedavisi, MYASTHENİA GRAVİS tedavisi, KAS ERİMESİ tedavisi, GRAVES tedavisi, ROMATOİD ARTRİT tedavisi, FONKSİYONEL TIP, CEMİL SÜLEMİ, ULTRA TEDAVİLER, HACAMAT, TIBBİ HACAMAT, TIBBİ HİCAMET, SÜLÜK, HİCAMET, APİTERAPİ, FİTOTERAPİ, SÜLÜK, TIBBİ SÜLÜK, HİRUDOTERAPİ, AROMATERAPİ, TIBBİ BESLENME, TIBBİ PERHİZ, RUKYE, YAĞLI KUPA, RENK TERAPİSİ, PSİKOTERAPİ, ŞİFA, DUA, NEBEVİ TIP, TIBBI NEBEVİ, AMALGAM, CİVA ZEHİRLENMESİ, KADMİYUM ZEHİRLENMESİ, AĞIR METAL, DOĞAL ŞELASYON, ALTERNATİF TIP, TAMAMLAYAICI TIP, DOĞAL TEDAVİLER, GDO, ŞEKER, ORGANİK, EKOLOJİK, SAFRA, YUNAN TIBBI, MİZAC, MİZAÇ, İSLAM TIBBI, ALGOLOJİ, FONKSİYONEL ALGOLOJİ, KRONİK AĞRILAR, KRONİK HASTALIKLAR, BUZDAĞININ ALTI, HASTALIK NEDENLERİ, MİKROBİYATA, FAYDALI BAKTERİLER, MİGREN, ROMATİZMA TEDAVİSİ, BAŞ AĞRILARI, KRONİK BAŞ AĞRISI TEDAVİSİ

FONKSİYONEL ALGOLOJİ (2) : KRONİK AĞRILARDA PSİKOLOJİK NEDENLERE BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM

Bir önceki makalemizde kronik ağrıları, bedensel nedenlere odaklanarak ele almıştık. Aslında ilk yazımızın devamı ve tamamlayıcısı olarak, kronik ağrılarda, mutlaka psikolojik (ruhsal) nedenleri de ele almamız gerekir.

Fonksiyonel Algoloji uzmanları, bedeni, birlikte ve içiçe işleyen organlar ve sistemler bütünlüğü ile ele aldıkları gibi, insanı, birbiriyle çok karmaşık bir şekilde bağlantılı olan ruh ve beden bütünlüğü ile ele alırlar.

algo_psiko_01

Psikolojik (ruhsal) nedenleri, klasik psikologların yaptığı gibi, psikolojiyi ve bedeni ayırarak, psikolojiyi bağımsız bir şekilde ele almak, yada klasik psikiyatristlerin yaptığı gibi, beyin ve vücudu ayırarak, psikolojik problemleri sadece beyinin kimyasında araştırmak ve bu kısıtlı bakış açılarından doğan, psikoterapi gibi kısıtlı veya psikiyatri ilaçları gibi ciddi yan etkili ve asıl nedene yönelik olmayan tedaviler çok ama çok yanlış yaklaşımlardır.

psikiyatri_ilacfirmalari_ik

Bu karmaşadan çıkmak için, olaya bütünsel bir bakış ile yaklaşmamız gerekir. İlk önce beyin ve vücut ilişkisini ele alalım.

Beyin ve vücudu birbirinden ayırma efsanesini Dr. Mark Hyman şöyle izah eder: “Beyin ve vücudun birbirinden ayrı olduğu fikri çok yaygın ve tartışılmaz olarak ele alınır. Doktorların hepsi, kan-beyin bariyerinin, değişmeyen doğası olduğu üzere eğitilirler. Beyindeki kapillerler adı verilen en minik damarların astarı olan, sıkıca paketlenmiş hücrelerden oluşan bu bariyer görevi yapan duvarı, bir arada tutan yedek savunma timini oluşturan astrositler (yıldız şeklindeki glial hücreler) vardır. Bu bariyer, toksik maddeleri ve enfeksiyonları beyinden uzak tutarken, metabolik açıdan gerekli olan şekerlerin, yağ asitlerinin ve amino asitlerin içeriye geçişini sağlar.
Biz bu bariyerin bulunmasından dolayı, beyinde olanların beyinde, vücutta olanların da vücutta kaldığını zannederiz. Bu bariyeri, aşınmayan demirden bir perde zannederiz. Bu teorinin tek bir problemi vardır. Kan-beyin bariyeri gerçekten sadece kısmi bir bariyerdir.
Şimdi biliyoruz ki; fakir beslenme, stres, enfeksiyonlar, hazım dengesizlikleri, toksik yaralar ve alerji gibi birçok faktörden dolayı, beyin sızdıran ve bu bariyer geçirgen bir hale gelebilir. Aslında beyin, hayatın normal şartları altında dahi vücudun kalan bölgelerinde olan bitenleri dinler. Vücudunuza yaptığınızı beyninize de yapmış olursunuz”. (1)

 Dr. Natasha Campbell-McBride şöyle der: “Tıbbın özellikle bir alanı, ilgili organı vücudun geri kalanından ayırarak inceler. Bu alan, psikiyatridir. Akıl sağlığıyla ilgili sorunlar, genetik, çocukluk deneyimleri, psikolojik etkilenimler gibi pek çok açıdan incelenir. Hesaba katılacak son yer hastanın sindirim sistemidir. Modern psikiyatri sindirim sistemini hiç hesaba katmaz. Oysa tıp tarihinde, psikiyatrik hastalıkların sadece bağırsağın “temizlenmesiyle” iyileştirildiğine dair yeterince örnek bulunuyor. 
Ünlü Japon Profesör Kazudzo Nishi, psikiyatrik vakaların en azından onda birinin, bağırsağın kendi kendini toksinlemesinden kaynaklandığını düşünüyor. Psikiyatri hastalarının büyük bir çoğunluğu sindirim sorunları da yaşar; ancak bunlar doktorlar tarafından göz ardı edilir. Bağırsak-beyin ilişkisi, çoğu günümüz doktorunun nedense anlayamadığı bir ilişkidir. Milyonlarca anti-depresan, uyku hapı ve hastaların beyinlerine etki etmesi için sindirim sistemlerine aldıkları daha bir sürü ilaç reçete etmelerine rağmen, sindirim sistemi ve beyin arasındaki bağlantıyı hala göremiyorlar. Alkolün beynimizi nasıl etkilediğini herkes bilir. Alkollü içecekleri nasıl tüketiriz ? Elbette içerek ve sindirim sistemimize göndererek. Ama beyinlerimizi etkileyen toksik maddeleri tüketmemiz gerekmez. Sindirim sistemimizde bazı mikropların bulunması, kendi vücudumuzda sürekli bir toksisite kaynağına sahip olmamız için yeterlidir. ” (2)

İşte, bağırsak mikrobiyatasında meydana gelen bir çok toksisiteyi vb. faktörleri, modern tıbbi tetkikler ile yeteri derecede tetkik etmek mümkün olmadığı için, konvansiyonel algoloji uzmanları, bütüncül bakıştan uzak bir yaklaşım ile, çözemedikleri kronik ağrıları hemen “psikolojik” damgası ile mühürleyip hastayı yanlış adrese gönderirler.

Halbuki, hem bedensel olarak bakılacak birçok gözden kaçırılan faktör vardır. Hem de psikolojik nedenler bazen bedensel kaynaklıdır ve bu bedensel kaynaklar çoğu kez beyinden çok uzak bir organda meydana gelen hasara bağlı olabilir.

Elbette, duygusal, davranışsal vb. psikolojik kaynaklı faktörlerin, bedenimizde yaptığı hasarları unutmamak gerekir ve çok önemlidir de. Ancak, bu tür hasarların teşhis ve tedavisinde de bütüncül yaklaşımdan ayrılmamak gerekir.

Dr. Mark Hyman şöyle der : “Psikoduygusal ve davranışsal terapilerinin en iyisini kullanabiliriz. Ama, beslenmeyi iyileştirerek, bağışıklık sistemi fonksiyonlarını, hormon ve nörotransmitter dengesini stabilize ederek, detoksifikasyonu artırarak, hazım işlevini normalleştirerek ve hücrelerimizdeki enerjiyi canlandırarak beynimizin fonksiyonunu optimize etmemiz gerekir”.   (3)

 Yine hatırlatmakta fayda vardır ki, tüm nedenlere yönelmeden 100% başarıya ulaşmak imkansızdır. Kronik ağrılarda hem bedensel hem psikolojik nedenleri, bunların birbirleri ile içiçe olan bağlantılarını ve birbirleri ile ilişkilerini ve etkileşimlerini iyice kavrayıp, tedavi de tüm altta yatan nedenlere yönelmeden 100% başarıya ulaşmak  imkansızdır.

Kronik ağrılarda, psikolojinin, ana bir neden yada tetikleyici bir faktör olup olmadığını ayırd etmek tedaviye bir katkı sağlayabilir. Ancak, bazen bunu tespit etmek çok zor olabilir. Zira, beden ve ruh o kadar içiçedir ki, bazen psikolojik bir neden ile başlayan bir hastalık veya kronik bir ağrı nedeni, bedende öyle bir hasar oluştururki, o hasar psikolojiyi, psikolojide o hasarı etkileyerek kısır bir döngü oluşur ve bu kısır döngüyü hem psikolojik hem de bedensel açıdan kırmak gerekir.

Buna basit ve yaygın bir örnek verecek olursak, çoğu bayanlardaki magnezyum yetmezliğine bağlı gelişen kronik kas ve baş ağrılarını ele alabiliriz.

magnezyum_yetmezligi

Gelelim özete:

  1. Kronik ağrılarda, bedensel nedenler araştırılırken mutlaka psikolojik nedenlere de bakılmalıdır.
  2. Kronik ağrılarda, psikolojik nedenler, duygusal, davranışsal veya mânevî kaynaklı olabildiği gibi, bazen zihinsel ve bedensel kaynaklı da olabilir.
  3. Bedensel kaynaklı psikolojik faktörlerin oluşturduğu veya tetiklediği kronik ağrıların kaynağı, çoğu kez, bağırsaktaki enfeksiyonlar, mikrobiyata bozuklukları ve sindirim bozuklukları gibi beyinden çok uzak bir organdan kaynaklanan bir probleme bağlı olabilir.
  4. Bedensel nedenlere bağlı olmayan psikolojik hasarları tedavi ederken bunu bedensel ve biyokimyasal terapi ve tedaviler ile de desteklemek gerekir.
  5. Kronik ağrıların tedavisinde 100% başarıya ulaşmak için, kronik ağrının altında yatan tüm bedensel ve psikolojik nedenlere, tetikleyici faktörlere ve bu nedenlerin altında yatan kaynaklara da yönelmek şarttır.

Prof. Dr. Ahmet Aydın şöyle der : “Aslında tıp bilim değil, sanattır. Ama sanıtını bilimsel yöntemler ile birleştirmelidir.” (16)

Maddi Sağlığınız ve Manevi Esenliğiniz Daim Olsun.

Cemil A. Sülemi
Bio-Dostu İntegratif Tıp & USR Metodu & ESR Terapisi Mucidi & Eğitmeni | Fonksiyonel Tıp Hekimi | Danışman | Yazar
e-posta: eniyitedavi@gmail.com

Kaynaklar:
(1) The Ultra Mind Solution, Mark Hyman, MD, Sayfa: 49-50, Scribner, 1. Baskı, 2008, New York.
(2) Gaps Bağırsak ve Psikoloji Sendromu, Uzm. Dr. Natasha Campbell-McBride MD, Sayfa 49-50, Adalin Yayınları, 2014.
(3) The Ultra Mind Solution, Mark Hyman, MD, Sayfa: 49, Scribner, 1. Baskı, 2008, New York.
(4) Tıp Bu Değil, İlknur Arslanoğlu, sayfa 48, ithaki, 5. Baskı, 2012.

KONU İLE İLGİLİ MAKALELER:h_big_fonksiyonel_tip_algo1c

h_vucudunuza-kapa-ceneni-demeyi-birakin1

h_big_hastaliklara_isim_4

h_magnezyum_yetmezligine-fonksiyonel-bakis1

Reklamlar