AKLINI AKLIN İLE KORU

Bana biri şu  soruyu sormuştu : Hikmet sahibi biri şöyle demiş: “Aklı ile kendini korumayan, aklı ile helâk olur”. Bunun anlamı nedir ? Ben ise bir müddet buna bir anlam bulamadım. Ancak  belli bir süre sonra manası zihnimde açığa kavuştu.

Şöyle ki; Yaradanın zâtını, aklın ile anlamaya çalışırsan, fiziksel şeylere meyleder ve böylece teşbihe (Allah’ı mahlukatına benzetmeye) düşersin. Bu yönde, akıl ile akıldan korunmak, düşünüp, Allah’ın cisim veya herhangi (yaratılmış) bir şeye benzemesinin imkansız olduğunu bilmesidir.

Keza, akıllı bir insan Yaradanın bazı fiillerine baktığında, aklı ile çözemediği birçok şey görür. Acılar, hayvanların kesilmesi, engellemeye güç yettiği halde düşmanların evliyâlara musallat olması, salih insanların açlık ile imtihanı, uzun süre Allahtan uzak olan bir insanın sonradan ufacık bir hata ile cezalanması vb. birçok buna benzer şeyleri, akıl, dünyadaki algısına arzettiği zaman bu olaylarda pek bir hikmet ve mana görmeyebilir. İşte bu konuda akıldan korunmak, ona şöyle demek ile olur: “Allah’ın, herşeyin maliki (sahibi) olduğu, sonsuz hikmet sahibi olduğu ve hiçbir şeyi anlamsız ve rastgele yapmadığı senin için kesin bir şekilde sabit değil midir ?”. Elbette “evet” diyecektir. O zaman denir ki: “Biz, senin bu ikinci düşüncenden, kesin bir şekilde sabit olan birinci düşüncen ile  korunuruz. O zaman anlarız ki, Allah’ın fiilindeki hikmet yönü, senin için saklı kalmıştır, ve Allah’ın, mutlak hikmet sahibi olduğunu bildiğin için, O’na teslim olman gerekir.” İşte o zaman, akıl, “Teslim oldum” der ve boyun eğer.

Yaratılmışlardan birçok kişi vardır ki, akıllarına ilk gelen düşünceye bakıp, itiraz etmeye başlarlar. Hatta halktan sıradan biri bile şöyle der: “Nasıl bana kötü bir şeyi takdir etti ? Neden rızkımı daralttı ? Değişik tarzda imtihanlar ile beni test etmesindeki hikmet nedir ?”. Ancak, bu kişi, Allah’ın, herşeyin maliki (sahibi) ve mutlak hikmet sahibi olduğunu farketseydi, anlamadığı konularda, teslim olmaktan başka birşey yapmazdı.

Yazan: İmam İbn’ül Cevzi (Hicrî 508-597)
Kaynak: Sayd’ul Hâtır (Hatırat Kitabı), sayfa 283, Elmektebetül Asriyye, 2001, Beyrut.
Tercüme Eden: Cemil A. Sülemi
Bio-Dostu İntegratif Tıp & USR Metodu & ESR Terapisi Mucidi & Eğitmeni | Fonksiyonel Tıp Hekimi | Danışman | Yazar
e-posta: eniyitedavi@gmail.com

Reklamlar