İSRÂ GECESİNİN HEDİYESİ : HİCÂME TEDAVİSİ VE BİLİMSEL ESASI

1400 küsür yıl önce, ıssız gecelerin birinde, mükerrem bir kul, ulvî ve ihtişamlı bir yolculuğa koyulmuştu. Yüceler yücesi Rabbinden beş vakit namaz emrini almaya giderken, birçok melâike-i kiram topluluğu ile karşılaşmıştı.

Karşılaştığı melek topluluklarının sadece biri değil, ne yüce hikmettir ki tüm melek topluluklarının, her birinin, kesin bir dille tekrarladıkları bir cümle şuydu:
“Ey Muhammed ! Ümmetine hicâmeyi emret !” (Tirmizi-İbni Mace. Sahih hadis)

Meleklere gelen emir, insanı yaratan ve O’nun beden ve ruh sağlığının tedavisini en iyi bilen Rabbimizdir ki, O, melekleri hakkında, Kuran-ı Kerim de şöyle buyurmuştur : “Allah’ın onlara emrettiklerine karşı gelmezler ve onlara emredilenleri yaparlar”. (Tahrim Süresi: 6. Ayet)
Ve Peygamber Efendimiz, sallallâhu aleyhi ve sellem, o gece kulağında ve kalbinde yankılanan melek topluluklarının sesine kulak vermiş ve bu tedavinin önemini ilahî vahiyle şöyle belirtmiştir:
 “Tedavi olduğunuz şeylerin en iyisi, hicâme ve kust-i bahridir” (Müslim. Sahih hadis)

Peygamberimiz sallallâhu aleyhi ve sellem bu tedavi yöntemini çok güzel bir şekilde tarif etmiştir.
Müsned Ahmedde sahih bir rivayetle geçtiği üzere Peygamber Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem bir gün bir haccam (hicâme uzmanı) çağırıp kendisine hicâme yaptırmasını emreder. Hicâme yapılıdığı sırada Fezare oğullarından hicâmeyi bilmeyen biri, haccamın, Peygamber Efendimizin pak cesedine hayvan boynuzları ile vakum uygulayıp buna müteakip bir kesi aleti ucu ile pak cesedinin derisini çizdiğini görür ve günümüzde de bu tedaviyi ilk görenler gibi şaşkınlığa uğrar ve  “Bu nedir ey Rasulullah? Neden bu adama derini kesmesine izin veriyorsun?” diye sorması üzerine, Peygamber Efendimiz O’na “Bu elhacmdır (hicâmedir)” demiştir.  Fezare oğullarından soran kişi “Peki, elhacm (hicâme) de nedir?” diye sorması üzerine  Peygamber Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem çok mânidar, az, öz ve etkileyici bir şekilde hicâmeyi şöyle tanımlar :
“Bu, insanların tedavi oldukları şeylerin en hayırlılarındandır”.

Günümüzde, modern sayılan batı tıbbının kronik hastalıklara sentetik ve kimyasal ilaçlar ile çare olamaması,  insanları doğal tedaviler arayışı içine sürüklemiştir. Hicâmenin ise bir çok hastalığın tedavisinde etkin düzeyde fayda vermesi,  dünyanın dört bucağında hızla yayılmasına neden olmuştur. Ne yazık ki, Türkiyede, hacamat adı altında, genelde ehil olmayan kişiler tarafından, yanlış bir şekilde icra edildiğinden, hicameyi yanlış bilgilerden arındırırak şöyle tanıtalım.

1- Hicâme, damardan kan akıtmak veya kan vermenin eski bir yöntemi değildir.
Damardan kan akıtmak ile tedavi, antik yunan çağından beri bilinen bir tedavi yöntemi idi. Arapça elfasd veya elfasâde, ingilizce bloodletting, phlebotomy veya venisection olarak bilinir.

Hatta damarların isimleri ve hangi damardan kan akıtılması gerektiği ile ilgili eski bir harita bile mevcuttur.

Günümüzde bile halen bazı yörelerde ve ülkelerde  tedavi amaçlı uygulanmaktadır.
Bazı hastalıklarda faydalı olsa bile hicâme ile karıştırılmamalı ve de en önemlisi bugün kan bağışında bulunmak, hicâmenin alternatifi olarak düşünülmemelidir. Zira hicâme ile çıkan kan damar kanından çok farklıdır.
Konu ile ilgili birçok bilimsel çalışma yapılmış ve bu çalışmalar sonucu hicâme kanının çok farklı olduğu ve damar kanında bulunmayan birçok zehirlerle dolu olduğu ve damar kanındaki faydalı kan hücrelerini çok az miktarda içerdiği tespit edilmiştir.

2- Hicâme, nenelerimizin sırt ağrıları ve soğuk algınlığı için uyguladıkları bardak çekme veya kuru kupa çekme yöntemi değildir. Kuru hicâme diye bir olay söz konusu değildir. Tabi ki, kuru kupa tedavisi, bazı vakalarda faydalı olsa da bazı durumlarda zararı da olabilir. Kuru kupayı dahi uzmanların uygulaması gerekir. Hicâme, 11 çeşit kupa tedavisinin sadece bir çeşididir.

3-Hicâme, bazı yörelerde uygulanan yeni doğan bebeklerin sırtlarını çizme yöntemi değildir.

4- Hicâme, sadece müslümanların uyguladığı bir tedavi yöntemi değildir.

Öyle ki, batı tıbbının babası kabul edilen putperest yunanlı hipokratın (MÖ 370-460) bile uyguladığı çok eski ve köklü bir tedavi yöntemidir.

5- Hicâme, sadece köylülerin uyguladığı bir tedavi yöntemi değildir.

Öyle ki, Jennifer Aniston, Victoria Beckham, Denise I. A. Richards, Premier Lig ekiplerinden Chelsea’nin kalesini koruyan Petr Cech ve Ross Turnball ve başka yabancı ve yerli ünlü isimlerin batı tıbbında çaresini bulamadıkları hastalıkların tedavisinde başvurdukları  çok modern ve gözde bir tedavi yöntemidir.

6- Hicâme, tabâbet ilminden ve sanatından yoksunların, bir gün veya bir haftada ve dahi bir ayda öğrenebilecekleri bir sanat değildir.

Öyle ki, Müslimde geçen sahih bir hadise göre, Peygamberimiz sallallâhu âleyhi ve sellem, eşi Ümmü Seleme hicâme olmak için izin istemesi üzerine, bu işin ehli erkek bir sahabi olan hicâme uzmanı Ebu Taybe adındaki zâta, eşi Ümmü Selemeye hicâme yapmasını emretmiştir.

Bugün, bazılarının tasvir ettiği gibi kolay bir ilim olsaydı, herhangi bir bayana bir günde öğrenmesi için emredilirdi.

Dolayısıyla, hicâme tedavisindeki en önemli sünnetlerden biri de bu tedaviyi ehil olanların uygulamasıdır.

Ama, ne yazık ki günümüzde, hekim ve uzman olmayanlar ve dahi bazı hekimler, para mukabilinde, hekimlik ve tababetten zerre kadar ilmi olmayanlara  1 günlük kurslar vermektedir. Hicâme “minor surgery” yani minik ameliyat statüsündedir. “Nenemde kupa çekiyordu” deyip hicâmeyi bardak çekmek zannedip bu cerrahi işleme kalkışanlar sünnete zıt hareket etmektedirler.

7- Hicâme, kiraz yemeden önce, ilkbaharda haftanın belli günleri, yılda bir defa yapılan kan verme seromonisi değildir.

Hicâme bir tedavi yöntemidir. Hatta tedavilerin en iyilerindendir. Hastalık için yapıldığında her zaman yapılabilir. Hastalık olmaksızın, koruyucu hekimlik olarak uygulanacağı zaman ise her ayın hicri takvimine göre 17, 19 ve 21 tarihlerini tercih etmek sahih sünnetle sabittir. Bunun dışında çarşamba gibi belirli günlerde hicâme yapmayı yasaklayan rivayetler kesinlikle sahih değildir. Bu rivayetlerin doğru olmadığı daha iyi anlaşılsın diye dört mezhepten biri olan Maliki mezhebinin kurucusu hadis alimi İmam Malik b. Enes özellikle Çarşamba günü hicâme yaptırırdı.

8- Hicâme, sırtı yararcasına derin keserek, sırttan bir cam bardak vb. kupa ile şakır şakır kan akıtmak değildir.

Peki, kan aldırmanın şifa olduğuna dair hadis-i şerif yokmuydu ? Şifa üç şeydedir biri bal ikincisi kan aldırmak diye başlayan bir hadis-i şerif mevcut değil midir ?

Cevap: Hayır. Arapça ve Türkçe ana dilim olması hasebiyle – ALLAHA sonsuz hamdu senalar olsun- O hadisin doğru tercümesi şöyledir:

“Şifâ üç şeydedir; bal içiminde,  mihcemin (hicâme bıçağının) çiziğinde ve ateşle dağlamaktadır. Ancak ateşle dağlatmayı ümmetime yasaklıyorum.”(1)

(1) Buhari. Sahih Hadis. Alimler, ateş ile dağlamanın yasaklanışının mutlak anlamda olmadığını söylerler. Zira sahabelerden ateş ile dağlatma yöntemini kullananlar vardı. Hadisteki yasak, dağlatma yöntemini, hastalık olmaksızın, koruyucu hekimlik olarak uygulatmak ile ilgilidir. Ayrıca ateş ile dağlatma yöntemi, hastalıklarda bile, en son başvurulması gereken yöntemdir.

Bu hadisi şerifte, hicâmenin deriyi yarmak değil, özel bir hicâme bıçağı olan mihcem ile yüzeysel çizikler uygulanarak yapılması gerektiği hakkında net bir rivayettir. Hicâmede elbet toksinler ile karışık bir miktar kan çıkar ve bu toksinler ile karışık kanın vücut dışına atılması şifâdır. Ancak hicâmedeki önemli şifâ nedenlerinden biri de uygulanan yüzeysel çiziklerdir.

Bugün yapılan yanlış uygulamarda kesiler derin olduğu için birkaç gün banyo yapılmaması önerilir. Halbuki hicâmeden sonra banyo yapmak çok uygundur.

Doğru hicâme uygulandığında, şakır şakır kan akmaz ve çizikler bir kaç güne kadar iz bırakmadan iyileşmesi gerekir. Aksi takdirde, hicâme yerine haşamat olunmuş olunur.

Dolayısıyla, hicâme, zamanla hem ismi hem uygulanışı itibari ile kabalaşmış ve asimilasyona uğramış bir tedavi yöntemidir.

8-Hicâme, hacamat değildir.

Arapça ismiyle hicâmeحِجَامَة  veya el-hicâme الحِجَامَةُ veya elhacm الحَجْمْ , ingilizce hijama veya bilimsel adı ile wet cupping therapy veya bloodletting cupping therapy olan bu tedavi yönteminin adı osmanlıcaya hicâmet olarak geçmiştir.

“Hicâmet, ha muhmelenin kesri ve cimin fethi ile isimdir. Kitabet veznindedir” (Tıb 93, Ali Emiri El Yazma Eserleri Kütüphanesi, Fatih, İstanbul)

Şimdi, hicâmeyi, akılları karıştıran yanlışlardan biraz da olsun arındırdıktan sonra daha detaylı şöyle anlatalım:

Hicâme, sadece bilindiği üzere 5500 yıllık  geçmişi olan, dünyanın birçok yerinde, teşhise binaen değişik materyallerden yapılmış kupa (demir kupa, hayvan boynuzları, bambu kupalar, cam kupalar vb.) ile özel hicâme bıçağı ile uygulanan bir tedavi yöntemidir.

hicame003

hicame004

İlk adım teşhistir. Ve bu işin en önemli aşamasıdır.

hicame005

Hastanın şikayetleri dinlendikten sonra, hicâmetoloji bilimine göre, hicâme yapılacak nokta veya noktalar belirlenir. Kaç seans uygulanması gerektiği, seans aralarının belirlenmesi tamamen hikmet sahibi ve hastaya bütüncül ve hastalıklara fonksiyonel ve nedensel bir gözle bakan maharet sahibi bir doktorun işidir.

Örneğin, ayakta olan bir ağrının, kas ağrısı mı yoksa belden yansıyan bir ağrı mı olduğunu, belden yansıyan bir ağrı ise belin hangi omurgasından kaynaklandığını ve o omurgayı tespit etmeyi ancak tababet ilmine vakıf bir hekim veya uzman yapabilir.

Hicâmenin uygulama noktaları belirlemek için hastayı saatlerce dinleyen hekimler bile vardır. Ve asıl olması gereken de budur zaten.

Bunu, Peygamber Efendimiz, sallallâhu aleyhi ve sellem’in, uygulamasında da gayet net görüyoruz. Zira, Peygamber Efendimiz, sallallâhu aleyhi ve sellem, şikayetine göre bedeninin değişik bölgelerine hicâme tedavisi uygulatmıştır. Elbette hasta olmaksızın da, kendisine hicâme tedavisi uygulattığı noktalar da vardır. Ama günümüzde, insanlık tarihinde hiç görülmemiş, hava, su ve besin kirliliğinde yaşayan insanlar arasında sağlıklı insan bulmak zor olsa gerek.

Günümüzde artık neredeyse tekil hastalığı olan insan kalmamıştır. Dolayısıyla teşhis daha önemli bir hale gelmiştir.

Sadece şeker hastalığı olan birine yapılan hicâme ile, şeker ve tansiyon hastalığı olan birine yapılan hicâme noktaları çok farklıdır.

Teşhisten sonra uygulamaya geçilir ve uygulamada, her cerrahi işlemde olduğu gibi temizlik esas bir ilkedir. Hicâme tedavisinde kullanılan tüm malzemeler kişiye özel tek kullanımlık olması gerekir. Böylece, uygulayıcı hem kendini hem de diğer hastaları, bulaşıcı hastalıklardan korumuş olur.

Uygulamanın temel üç aşaması vardır.

  • Ön vakumlama
  • Yüzeysel çizikler (mihcem çiziği)
  • İkinci vakumlama.

Hicâmenin etki mekanizması ile ilgili eski tıp sistemlerinin çeşitli açıklamaları vardır. Ancak günümüzde bu açıklamalar ile yetinmek doğru değildir.

Hicâme, arapça kelime olarak, emmek ve hacmine sokmak (dengelemek) anlamını içerir.

Kadim birçok değişik tıp sistemi, hicameyi anlatırken zararlı maddelerin emilmesi, ve vücuttaki dengenin sağlanmasından bahseder. Ancak kullandıkları açıklama yöntemleri bugünün bilimsel gerçekleri ile örtüşmemektedir. Bu da günümüzde bir çok doktorun, hicâmeyi anlamamasına yol açar.

Emilerek neler vücut dışına alınır da bu şekilde vücuttaki denge sağlanmış olunur?

Bugünkü bilimsel gelişmeler ışığında bu soruya bilimsel yanıtlar bulabiliyoruz.

Dolayısıyla, modern hicâmetoloji bilimine vakıf olmak, hicâmeyi bugünün hastalıklarının tedavisinde en etkin düzeyde kullanmak için çok gereklidir.

Günümüzün bilimsel gelişmeleri ışığında hicâmenin etki mekanizmasını çok daha iyi anlamaktayız.

Hicâmenin uygulama aşamaların her birinin değişik bilimsel etkileri vardır.

1.Aşama: Ön vakumlama:

img_hicamet_ilk_asama

Uygulanacak bölgeye ve hastanın dokusuna göre vakumlama şiddeti ve uzunluğu hastayı huzursuz etmeyecek şekilde değişiklik arzeder.

Aslında bu işlem günümüzün tıbbi gelişmeleri ışığında çok daha mânidar bir şekilde anlaşılmaktadır. Zira dokuları oluşturan hücrelere besin akışı mekanizması basınç esasına dayanır. Uygulanan vakumlamadaki maksat bölgedeki dokuya  ters basınç uygulamaktır. Bu ise dokulardaki birçok olayı etkiler. Bu ilk işlemin etkileri kısaca şöyledir:

1-Bölgeye kan akışı hızlandırılır ve buna bağlı olarak bölge hücrelerine oksijen ve besin akışı hızlandırılır.
2-Lenfatik dolaşım desteklenir.
3-Damar duvarının geçirgenliği artırılır.
4-Zayıf kılcal damarlar parçalanır ve buna müteakip histamin salınımı gerçekleşir.
5-Bağ dokusundaki (kas dokusu dahil) toksik maddeler ve hücre atıkları deri bariyerine doğru emilir. Bilimin şu an keşfetmediği ve adını bile koymadığı toksinler ve zehirler dahil!

Gelecek resimde derin kas hematomunun dahi hicâme yöntemi ile deriye doğru çekilip kaybolduğu görülmektedir.

hicame007

* Dr. Abdullah Nasrat’ın Çalışmasından.

2. Aşama: Yüzeysel Çizikler.

hicame008

Bir müddet ters basınç uygulamaya müteakip, bir damla bile kan çıksa birçok şifa nedenini barındıran ikinci aşama gelir. Yüzeysel insizisyonlar (çizikler).

Bu çiziklerin ne kadar yüzeysel olduğunu anlamak için bir örnek vermek isterim. Mısırda doktorlara verilen eğitimin pratik testi şöyledir. Bir balon şişirilir ve o balona çizik uygulanması istenir. Eğer balon patlarsa doktora sertifika verilmez. Ayrıca, 2 adet A4 kağıdı üst üste konu ve kağıda çizik uygulanması istenir. Eğer çizik diğer kağıda geçerse doktora sertifika verilmez.

Peygamber Efendimiz, sallallâhu aleyhi ve sellem, şöyle buyurmuştur: “Şifâ üç şeydedir; bal içiminde,  mihcemin (hicâme bıçağının) çiziğinde ve ateşle dağlamaktadır. Ancak ateşle dağlatmayı ümmetime yasaklıyorum.” (Buhari. Sahih Hadis)

Derinin dermis tabakasının başlangıcını çizmek kafidir.

hicame009

Hadiste zikredilen “mihcem çiziği” çok mânidardır. Yarma veya batırma değil, mihcem çiziğidir ve birkaç damla kan çıksa bile şifâ nedenleri mihcemin çiziğinde saklıdır. Bu saklı şifâ nedenlerinin bazıları şunlardır:

1-Ön vakumlama ve ters basınç ile deri bariyeri altına toplanan toksinlerin vücut dışına atılması üzere arada engel olan epidermal deri bariyerini açmak üzere o bariyeri çizmek.
2-Dermis tabakasındaki kılcal damarlardaki tıkanıklıkların giderilmek üzere çizilmesi.
3-Nitrik Oksit maddesinin salınımı.
4-Doğal morfin olan beta endorfin maddesinin salınımı.
5-Adrenokortial hormonunun salınımı.
6-Milyonlarca sinirsel uçların uyarımı ve uyarıma bağlı milyarlarca biyolojik reaksiyon
7-Organ Refleks zonlarının uyarımı ve uyarıma bağlı iç organların tedavisine yönelik beyinin verdiği ve günlerce süren komutlar ve iyileşme sürecinin başlaması.
8-Keşfedilmeyi bekleyen ve üzerinde henüz bilimsel çalışmaların bitmediği çok gizemli sırlar.

3.Aşama: İkinci Vakumlama:

hicame010b

İkinci vakumlama ile, uygulanan yüzeysel çiziklerin uygulandığı bölgeye ters basınç uygulanır ve bu şekilde deri altında biriken toksinler, kılcal damarlardaki bir miktar kan ile karışık bir şekilde vücut dışına atılır. Aynı anda ön vakumlamadaki emilim süreci devam eder.

Çok ilginçtir ki, hicâme doğru uygulandığında:

1-Her bölgeden çıkan toksinler ile karışık kan miktarı değişiklik arzeder.
2-Toksinler ile karışık kan çıkışı belli bir süre sonra plazma (sarı sıvı) çıkışı ile sona erer ve artık ne kadar vakum uygulansa da bir damlacık kan bile çıkması mümkün değildir.

hicame011A

Bu etkiler sadece hicâme yapılış esnasında gerçekleşen etkilerdir. Asıl hicâme tedavisinden sonra muazzam, devâsâ ve çok komplike biyolojik tamir reaksiyonları başlar ve bunlar başlıca şöyledir:

1-Deri altındaki, bağ dokusundaki toksinlerin temizlenmesi neticesinde tüm kan dolaşımının filtrasyonunun başlaması. Bir nevi insandaki damar kanının yenilenmesi ve tazelenmesi.

Uzman Cerrah Dr. Abdullah Nasrat’ın yaptığı çalışmada hepatit B hastalarının damar kanının renginin açıldığı tespit edilmiştir.

2-Mikrosirkülasyonun düzelimi.

3-Organ reflex zonlarına yapıldığı takdirde, uygulanan bölge ile ilgili iç organların sinirsel uyarımı ve tamir sürecinin tetiklenmesi.

4-Bağışıklık sisteminin uyarılması ve ciddi bir şekilde artışı.

5-Kan hücrelerinin üretiminin tetiklenmesi. Dolayısıyla, doğru uygulanan hicâmede kan değerleri azalmaz, bilakis artar.

6-Derinin toksin atma gücünün artırılması. Hatta bazen hicâme yapılan bölgeden akne ve sivilce zuhur eder, bu da derinin eskiden atamadığı toksinleri deri aracılığı ile daha iyi atmaya başladığını gösterir.

7-Vücudun bildiğimiz ve bilmediğimiz doğal tedavi mekanizmalarının harekete geçişi ve bunun sonucundan birçok kronik ve akut hastalıkların iyileşme sürecinin başlaması.

Zira, hicâmenin vücutta meydana getirdiği reaksiyonlar çok komplike ve muazzamdır. Basit gibi görünen uygulama, öylesine komplike sonuçları doğurmaktadır ki, nezih ve sentetik ilaç firmalarının satış müdürü olmayan bilim adamlarını bugün bile hayrete düşürmektedir.

Hicâmenin günümüzde bile en çok uygulandığı Çinde meşhur bir atasözü vardır:

“Akupunktur ve Kupa ile hastalıkların yarısından fazlasını tedavi edebilirsiniz”.

Hicâme, ise 11 çeşit kupa tedavilerinin en etkin çeşididir ve akupunktur etkisini de içermektedir.

“Tedavilerin en iyisi” nişânı, öyle rastgele verilmiş bir övgü değildir. Peygamber Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem, bir tedavi için “tedavilerin en iyisi” diyorsa bu kesin anlamda en iyisidir. Biz bunu anlayamasak ta, Nebevi Tıp, mutlak hakikatleri içerir. Bu hakikatleri daha iyi anlamak için tembellikten çıkıp araştırmamız ve düşünmemiz gerekir. Biri bir araştırma yapıp yayınladıktan sonra “AA bu bizim hadislerde de vardı” demek yerine Nebevi Tıbbın mutlak hakikatlerini anlamak ve en etkin düzeyde istifade etmek için her türlü bilimsel araştırma ve geliştirmede öncü olmamız gerekir.

Şimdi, dünyanın dört köşesinde yapılan bilimsel çalışmalar ışığında, hicâmenin, tıbbi terminoloji açısından nasıl en iyi tedavi olduğunu biraz da olsun ele alalım.

1-Uygulanabildiği yaş grubunun genişliği:

Hicâme yeni doğmuş bebeklerden ölüm döşeğindeki yaşlılara kadar uygulanabilen geniş çaplı bir tedavi yöntemidir.

Hatta hamilelere, hamilelik dönemlerinde ve doğum öncesi doğum kolaylaştırıcı olarak bile uygulanmaktadır.

Uzakdoğuda 45 günlük çocuklara uygulaması hakkında bilimsel çalışma mevcuttur.

2- Tedavisinde etkin olduğu hastalıkların genişliği:

Hicâmeye baktığımızda hemen hemen tüm hastalıkların tedavisinde kullanıldığını görürüz. Yani çok geniş spektrumlu bir tedavi yöntemidir. Bazı hastalıklarda ana tedavi olarak kullanılır. Bazılarında ise destekleyici olarak kullanılır. Bazılarına şaşırtıcı gelebilir ama anemi hastalarının tedavisinde dahi kullanılır.

Londrada 1830 yılında medikal kütüphane tarafından yayınlanan, ingiliz hicâme uzmanı Thomas Mapelsonun kaleme aldığı ve İngiltere kralına hediye olarak yazdığı hicâme ile ilgili kitabının başında, hicâme tedavisinin başırı sonuçlar verdiği hastalıkların listesini yazmıştır.

hicame014

LİSTEDEKİ EN İLGİNÇ HASTALIKLAR:

– KORKULU RÜYALAR (KABUSLAR)
– KEDER
– DERİ MORARMASI
– NEZLE
– EPİLEPSİ (SARA)
– FELÇ
– SAĞIRLIK
– GÖZ İLTİHABI
– İŞİTME KAYBI
– BAŞ DÖNMESİ
– BİLİNÇ BULANIKLIĞI
– YILANCIK
– HİDROSEFALİ (BEYİNDE SU TOPLANMASI)
– HALSİZLİK
– UNUTKANLIK
– DELİLİK (ÇILGINLIK)
– KIZAMIK
– PLÖREZİ
– TERLEME

VE İLGİNÇTİR Kİ !

Türkiyede geçerliliği tartışılırken, ve dini tavsiyesinden dolayı bazılarının nefretine maruz kalan hicâme tedavisi, şu an İngilterede yasal bir tedavi statüsündedir.

3-TEDAVİ SÜRECİ VE ETKİ HIZI:

Hicâme tedavisine baktığımızda onun kadar hızlı etki eden başka tedavi yöntemi bulmak çok zordur. Mekanizmayı anladığınızda zaten buna hak vermekten başka çareniz kalmaz.

Kronik vakalarda ilk seanstan itibaren etkisini hissettiren bir tedavi yöntemidir. Çaresiz sanılan bir çok hastalığın en güçlü tedavilerinden biridir. Doğru teşhis ve doğru uygulama tekniği ile uygulandığı takdirde çok ilginç sonuçlara da tanık olabilirsiniz.

En ilginç örneklerden biri de mısırlı Dr. Abdullah Nasrat’ın erken teşhis edilmiş diyabet ayağını kısa sürede tedavi etmesidir.

UYGULAMA

hicame015

UYGULAMADAN 1 GÜN SONRA

hicame016

UYGULAMADAN 2 GÜN SONRA

hicame017

UYGULAMDAN 30 GÜN SONRA

hicame018

Suudi Arabistanda, Suud-Alman hastanesinde, hicâme kliniklerini kuran, Dr. Amir Salih’in, hastanede 2 seansta tedavi ettiği lösemi vakası kayıtlıdır.

Bu, her diyabet ayağın ve her lösemi vakasının çok kısa sürede tedavi olacağı anlamına gelmez, ancak öyle vakaların da olabileceğini gösterir. Bunu, hastalık yoktur hasta vardır ilkesi ışığında düşünmek gerekir.

4 – YAN ETKİLERİ:

Bilimsel ve doğru uygulandığı takdirde yan etkisi yoktur.

Genelde güçlü ilaçların, doğal veya sentetik olsun, yan etkileri kaçınılmazıdır. Ancak HİCÂME çok güçlü bir tedavi olması ile birlikte sıfır yan etkiye sahiptir.

5 – HEM SEMPTOMATİK HEM SİSTEMİK YANI:

Çoğu kimyasal tedavilerin semptomatik yani sadece belirtileri tedavi etmeye yönelik olduğu günümüzde, HİCÂME tedavisi çok önemli bir tedavi haline gelmiştir.

Zira hem semptomatik olarak çok hızlı bir tedavi yöntemi olması ile birlikte sistematik bir tedavi olarak özellikle kronik hastalıkların ana nedenlerini tedavi edici özelliği ile harika bir tedavi yöntemidir.

6- BAŞKA İLAÇLAR İLE ETKİŞELİMİ:

Kan sulandırıcı ilaçlar dahil hiçbir kimyasal veya bitkisel ilaç ile yan etkileşim sözkonusu değildir. Tabiki çizikler olması gerektiği gibi yüzeysel olduğu takdirde.

Bilakis ilaçların etkinliğini artırıp yan etkilerini minimize eder.

Hicâme tedavisinde vücudun içine bir girişim değil de, vücuttan toksinler dışarı alındığı ve vücudun doğal tedavi mekanizmalarını harekete geçirildiği için zaten böyle bir yan etkileşim söz konusu değildir. Böylece bu tedavi yönteminden hem kimyasal ilaç tedavisi yapan hekimler hem doğal ilaç tedavilerini kullanan hekimler de faydalanabilir.

7- NEKÂHAT VE TABURCU OLMA SÜRESİ:

Genelde 3 güne kadar çizik izleri geçmekte. Kızarıklar ise en geç bir haftaya geçmektedir. Hasta, tedaviden hemen sonra taburcu olup kendini çok yormama kaydı ile normal hayatına dönebilir. Genelde başka tedavi yöntemlerinde ameliyat vb. işlem sonrası taburcu olma sürecine bakıldığında, hicâme vesile olduğu etkiye nazaran taburculuk süresi ve işlem sonrası işlemin izlerinin geçme süresi çok kısadır.

8-KORUYUCU HEKİMLİK OLARAK TA UYGULANABİLMESİ:

İlaçların çoğu, ister sentetik olsun ister doğal, insanda hastalık olmayınca kendileri hastalık yapar. Çok güçlü tesirli ilaç veya terapilerin koruyucu hekimlik olarak ta uygulanabilmesi çok nadirdir. Hicâme tedavisi çok güçlü ve çok tesirli bir tedavi olmasına rağmen koruyucu hekimlik olarak sağlıklı insanlara da uygulanabilen bir tedavi yöntemidir.

9- HEM TEDAVİ HEM TANI KOYUCU ETKİSİ:

Hicâme tedavisi ile uygulanan bölgenin renk değiştirme reaksiyonu, çıkan toksinler ile karışık kanın miktarı, rengi, katılığı vb. bize o bölge ile veya o bölge ile ilgili organ hakkındaki durum ile ilgili birçok bilgi vermektedir.

Hatta hicâme tedavisini check-up mahiyetinde bile uygulama tekniği vardır.

10- MALİYETİ VE GEREKEN MALZEMELERİNİN UCUZLUĞU:

Etkisine bakıldığında maliyeti çok düşük ve gereken malzemeleri yalın ve basit bir tedavi yöntemi olması çok ilginçtir. Bu kadar basit gibi görünmesine rağmen yüksek maliyetli tedavilerin yapamadığını yapması da çok mânidardır.

Tedavinin en büyük maliyeti ise, her tedavide de olduğu gibi, teşhisi ve doğru uygulamayı bilen hikmet sahibi, hastalara bütüncül bir yakşalım ile yaklaşmayı bilen ve hastalığın ana nedenini tedavi etmeye çalışan bir hekim ! Zira doğru uygulayıcı olmadığında bu tedavi yöntemi ile kronik hastalıkları tedavi etmek çok zordur. Doğru kişi ve doğru yöntem ile uygulandığında ise harikaları ALLAHIN izniyle çoğu kez gözleriniz ile anında hatta seans bitmeden bile görmeye hazırlanın. Özellikle kronik ağrılarda seans bitmeden ağrılarınız bitebiir.

11- HİÇBİR İNANCA TERS OLMAYIŞI

Kan bağışına, kan nakline, ozon tedavisi vb. tedavi yöntemlerine karşı olan bazı dini inanç mensupları bile hicâme tedavisine karşı tavır yapmaları sözkonusu değildir.

12- AKUT VAKALAR VE ACİL MÜDAHALEDE YÜKSEK ETKİNLİĞİ:

Yüksek ateş, koah atakları, migren atakları, gut atakları, zehirlenmeler ve kas travmaları gibi birçok akut vakalarda ve acil müdahele gerektiren durumlarda da yüksek etkinliğe sahiptir.

Hayberli yahudi kadının, Peygamberimiz sallallâhu âleyhi ve sellem ve sahabelerini, zehirlemeye kalkışması üzerine, hem Peygamberimiz sallallâhu âleyhi ve sellem hem de sahabeleri hemen hicâme olmuşlardır. Bunun üzerine eshab-ı kiram’ın bir kısmı vefat etse de Peygamberimiz sallallâhu âleyhi ve sellem ve diğer bir kısım eshabı o an ölüm tehkilesini atlatmışlardır.

13- HEM MADDİ, HEM PSİKOLOJİK HEM RUH HASTALIKLARININ TEDAVİSİNDE ETKİNLİĞİ:

Maddi hastalıklardaki etkisi ile kalmayıp, depresyon, nazar, büyü (sihir) ve cinlerin musallat olması gibi hastalıkların tedavisinde de etkinliği meşhurdur.

Bu konudaki tedavi mekanizması ile ilgili çeşitli açıklamalar da mevcuttur.

14- KOLAY TEST EDİLEBİLİRLİĞİ:

Her endikasyonda ve her yaş grubunda uygulanabildiği, yan etkisiz bir tedavi yöntemi olduğu, maliyeti ucuz olduğu ve kısa sürede etkisini gösterdiği için üzerinde araştırma yapılması en kolay ve en basit olan en güçlü tedavi yöntemidir.

Bu açıdan baktığımızda aynı anda bu kadar geniş yaş grubuna hitap eden, ve aynı anda geniş kapsamlı hastalıkların tedavisinde kullanılan, ve aynı zamanda çok hızlı bir şekilde tedavi sonucu veren ve aynı anda hiçbir yan etkisi olmayıp hiçbir kimyasal veya bitkisel ilaç ile yan etkileşim yapmayan başka hangi tedavi yöntemi vardır sizce ? Aynı zaman da bu tedavi yöntemi koruyucu hekimlik olarak ta uygulanabilir olucak !

Hicâme tedavisinde bunların hepsi fazlasıyla var.

Şimdi ise bu tedavinin en yaygın yanlış uygulamalarını ve doğurduğu sonuçları ele alalım:

1- TEDAVİ MEKANİZMASININ ANLAŞILMADAN UYGULANMASI
Sonuç: Hicâmeyi en yüksek düzey etkinlikte kullanamamak.

2- HİJYEN KURALLARINA RİAYET ETMEMEK
hicame019
Sonuç: Hem uygulayıcıya hem de diğer hastalara bulaşıcı hastalıkların yayılma riski.

3- TEŞHİSSİZ UYGULAMAK
Sonuç:
-Tedaviden istenilen yanıtın alınmaması.
-İstenilmeyen yan etkilerin ortaya çıkma riski.

4-GEREĞİNDEN AZ BÖLGELERE VEYA AZ KERE UYGULAMAK

Sonuç:
-Tedaviden istenilen yanıtın alınmaması ve tam iyileşme sağlanamaması.

5- ÖN VAKUMLAMANIN YAPILMAMASI (ÖN TERS BASINCIN UYGULANMAMASI)
Sonuç:
-Yüzeysel çiziklerin acısının hissedilmesi.
-Dokulardaki zehirlerin emiliminin azalması.
-Ön vakumlamalı hicâme tedavisine göre daha az etkinlikte sonuç almak.

6- VAKUMLAMANIN GEREĞİNDEN SERT VE DAHA UZUN SÜRE UYGULANMASI
hicame020
Sonuç:
-Uygulanan bölgede şiddetli ağrı.
-Sağlıklı kılcal damarların parçalanması ve dokuların zarar görmesi.
-Zayıf derilerde derinin altında su toplanması.
-Deri yanıkları.
-Uzun süren ödemler.
-Sinir dokusunda meydana gelen tahribat.
-Dolaşım bozuklukları.

7- DERİN KESİ UYGULANMASI

hicame021

Sonuç:

-Tedavi esnasında şiddetli acı.
-Tedavi sonrası ağrılar.
-Çizik izlerinin çok geç iyileşmesi.
-Çizik izlerinin iyileşmeyip iz bırakması ve buna bağlı olarak birçok şikayete neden olan ve tedavisi zor olan bozucu alan oluşması.
-Çok kan kaybı ve buna bağlı kansızlığı olan insanlarda günlerce süren halsizlik.
-Vücüdun derin kesiğe olan reaksiyon farkı, ve buna bağlı olarak mihcem çiziğinde saklı birçok şifa nedenlerinden istifade edilememesi.
-Çıkarılması istenilen toksinler gerekli düzeyde çıkmaması.
-Uygulanbildiği hastalıkların ve hasta grubunun iyice kısıtlanması.
-Hastaya banyo yapmasının yasaklanması.

Resim de görüldüğü gibi o kadar derin kesi uygulanmış ki, daha vakumlama yapmadan kan akışı başlamış. Bunun adı hacamat, haşamat veya haşat etmek, kesinlikle hicâme değil. Halbuki işlemden sonra bile çizik izlerini bulmanız genelde hayli zordur.
Yanlış uygulamarda kesiler derin olduğu için, bazı hastalar acıdan dolayı tedaviye devam etmemektedirler veya hicâme sandıkları tedaviye karşı önyargılı olmaktadırlar.
Halbuki hicâme tedavisi 1 yaşını doldurmamış bebeğe bile keyfini bozmadan gayet konforlu ve eğlenceli bir şekilde uygulanan acısız ve nazik bir tedavi yöntemidir.

8- GEREKLİ EK TEDAVİLERİN İHMAL EDİLMESİ
Sonuç:
-Bazı hastalıklarda istenilen yanıtın alınmaması ve tam iyileşme sağlanamaması.
Tıbbi beslenme, tıbbi perhiz, fiziksel aktivite, düzenli uyku, temiz hava, ilaç tedavisi, cerrahi müdahale, psikolojik tedavi vb. duruma göre ek tedaviler mutlaka ihmal edilmemelidir.
Hicâme, diğer birçok tedaviye kıyasen en iyi tedavidir, ancak yegane tek tedavi yöntemi değildir. Dolayısıyla, hicâmenin, hemen hemen her türlü hastalıkta kullanılması, en iyi tedavi yöntemlerinden biri olması ve bazı kronik hastalıkların tedavisinde tek başına yeterli olması, her hastalıkta ve her endikasyonda tek başına yeterli olacağı anlamına gelmez.
Nebevi Tıpta tedavi bir bütündür ve hastalığa ve hastaya bakış bütüncül bir bakıştır.

NEBEVI-TIP

NEBEVİ TIP, İNSANIN MADDİ VE MANEVİ SAĞLIĞI İLE İLGİLİ İLAHİ VAHYE DAYANAN BAKIM VE ONARIM KLAVUZUDUR.

Maddi sağlığınız ve manevi esenliğiniz daim olsun.

Cemil A. Sülemi
Bio-Dostu İntegratif Tıp & USR Metodu & ESR Terapisi Mucidi & Eğitmeni | Fonksiyonel Tıp Hekimi | Danışman | Yazar
e-posta: eniyitedavi@gmail.com

KONU İLE İLGİLİ MAKELELER:

h_tibbi-hicame-oncesi-ve-sonrasi-dikkat-edilmesi-gerekenler1

Reklamlar